En üstteki hafta sonu Bundesliga II’de oynanan Koblenz – Ausburg maçında Koblenz kalecisi Dieter Paucken’nın Ausburg forveti Michael Thurk’a salladığı tekme. Geçen haftaki Stuttgart – Barcelona maçında Lehmann’nın da Puyol’a entresan bir girişi vardı. Bir de eskilerden asabi Oliver Kahn’nın Chapuisat’a salladığı tekme var. Sıkıntısı nedir bu Alman kalecilerin?
Şu kategoriyi aradınız: bundesliga
Hamburg’un yeni transferi Van Nistelrooy Bild gazetesine verdiği röportajda favori tatlısından bahsetmiş. Madrid’deki “Tute e Peppino” adlı İtalyan restoranında yapılan Nutellalı pizza benim için vazgeçilmez demiş. Hazırlanışı da gayet basit. Sıcak pizza hamuru üzerine önce tereyağı sonra Nutella!
Daha da çok seviyorum seni Ruud!
*****
Edit: Ruud’un tatlısından bahsettikten 5 saat sonra Hollanda’lı Stuttgart’a karşı sonradan oyuna girdi ve 2 dakikada 2 gol atarak maçı aldı. Yıkılmıştır Hamburg tribünleri…
Hafta arası Aceto da yazmıştı; “Alman futbol federasyonu Robben’in gri içliğine taktı” diye. Robben’e federasyondan uyarı geldi “gri giyme formayla aynı renk giy” diye. O da bu hafta kırmızıları çekip çıktı sahaya. Formda bir değişiklik yok yine attı golünü. Almanya soğuğu da ne biçimse 90 dakikada o kadar harekete rağmen ısınamıyor Robben.
Merseyside derbisiyle başlayan maç izleme şölenim az önce Real Madrid – Espanyol maçıyla sona erdi.
Liverpool büyük bölümünü 10 kişi oynadığı maçta Everton’ı Kuyt’un golüyle 1-0 yendi. Kuyt bu aralar bir baldır gidiyor, olmayacak goller atıyor şaşırtıyor. Derbiye damga vuran isim ise tartışmasız hakem Atkinson. Bütün maç çaldığı ters düdükler bir yana Krygiakos’a kırmızı gösterdiği pozisyonda çift giren Fellaini’ye neden kart yok? Bir de eğer Rafa Benitez Maxi Rodriguez’i sol iç oynatmak için transfer ettiyse ayıp etmiş. At Maxi’yi sağa Kuyt’u ileri uca kurtul N’gog’u yeteneksizinden…
Derbi sonrası dönüşümlü izlediğim iki maç var. Wolfsburg – Bayern Münich ve Manchester United – Portsmouth. Hiç bilmesem ve birisi bana gelip bu Wolfsburg geçen sene Bundesliga’da şampiyon oldu dese hadi ordan derim. Magath’ın takımından eser yok. Çok yazık. Sezon sonu Dzeko ve Grafite de gider sonrası daha da karanlık. Bayern ise Van Gaal’ın gazını aldı gidiyor. Sezon başındaki formsuz dönemin ardından bol gollü galibiyetlerine devam ediyorlar. Robben büyük formda bugün de attı golünü. Maçın skoru 1-3 Bayern. United ise “Glazer out” tezahüratları ve pankartları eşliğinde zayıf Portsmouth’u 5′ledi. Gollerin 3′ü Portsmouth’lu futbolculardan. Karşı kaleye gidemiyoruz bari bizim kaleye çalışalım dediler. Diğer iki gol ise Rooney ve Berbatov’dan.
Aşağıdaki postta fikirlerimi belirttiğim Galatasaray – Kayserispor maçından sonra ise günün en keyifli anı için Barcelona – Getafe maçına geçtim. 90 dakikayı 9 kişi tamamlayan Barca maçı 2-1 aldı. Goller Messi ve Xavi’den. Messi’nin gol yine müthiş. Pique’nin kırmızısına itiraz yok ama 90′da atılan Marquez’e yazık oldu. Rakibe dokunmadı bile bir balıklama penaltı mevzusuna kurban gitti. Barcelona’nın ardından takipçi Real Madrid’i izleyelim dedik. Espanyol karşısında 3-0′lık çok rahat bir galibiyet. Espanyol baya kötü bu sezon. Sadece bir oyuncuya bağlamak doğru olmaz belki ama De la Pena’nın sakatlığından çok etkilemişler. Real’in golleri Ramos, Kaka ve Higuan’den. Puan farkı bu hafta da 5. Kovala Madrid kovala belki yakalarsın…
Afrika Futbol Konfederasyonu Angola yolunda kafileden 3 kişinin hayatını kaybettiği bir silahlı saldırıya uğrayan ve bu sebeple Afrika Uluslar Kupasından çekilen Togo’yu 2012 ve 2014 yıllarında düzenlenecek olan Afrika Uluslar kupalarından men etmiş. Bir de üzerine 50.000 dolar para cezası vermiş.
Turnuvadan çekilmenin cezası kitapta nedir bilmem ancak Togo’nun yaşadığı olay ve turnuvadan çekilmesi olağanüstü bir durumdu. O psikolojideki futbolcuların sahada mücadele etmeleri çok zordu. Bu ceza daha çok konuşulur ve karar kesin değişmelidir. Biraz insanlık…





kahn lehmann Paucken Thurk 







E-mail ile abone olun.
antifit
cezasahasi.net
dinamo blog
giymix
muzob.com
nooniki
Sziget Türkiye
tinkering within
trendometre
undomondo