Önde gelen üç Avrupa futbol ligi, bu hafta sonu (NIKE)RED ‘Lace Up. Save Lives’ ortaklığına ilişkin bilinci artırmak amacıyla kırmızı top kullanacak. Nike’ın liglerin ev sahibi takım aksesuarları ürün yelpazesinden özel tasarım (PRODUCT)RED™ topunu piyasaya sürmesiyle ligler kırmızıya boyanacak.

Küresel inisiyatife birlikte destek vermek amacıyla, Barclays Premier League, İspanya’da La Liga ve İtalya’da Serie A liglerinde, 13 ve 14 Mart hafta sonu, tüm maçlarda (NIKE)RED top kullanılacak.

Özel olarak tasarlanmış bir T90 Ascente olan (NIKE)RED top, şu anda üç ligde de kullanılan ve oyuncuların her hafta alıştığı teknolojik yeniliklerin tümünü içeren, ancak dış yüzünde (RED) bağcık resmi bulunan bir model.

Bu arada top demişken yakın bir arkadaşımın dikkatini çekip bana daha bu sabah bahsettiği bir konuyu dile getirmek istiyorum. Turkcell Süper Ligde kullanılan ve Nike’ın sponsor olduğu toplar Premier League ve La Liga’da kullanılan topların bir eski jerenerasyonuymuş. Biz hep bir sezon geriden geliyormuşuz. Benim daha önce dikkatimi çekmemişti. Bunun sebebini merak ettim ve neden Nike’ın yeni çıkarttığı topları kullanmadığımızı araştıracağım.

Tabii bir bilen varsa buyursun yorumlardan aydınlatsın bizleri…

http://www.dailymotion.com/videoxcjqlh

Kaka taksiye parasını ödemek için Diarra’dan bozuk istiyor. Perez başkan sezon başında hep büyük banknot vermiş, bozuğu yok çocuğun.

link: http://www.dailymotion.com/video/xcjqlh_kaka-asks-for-change_sport

Galatasaray başkanlığı için adaylığını açıklayan Adnan Öztürk’ün ilk günden beri bazı açıklamaları denk geldim. Konuşmalarında her muhalef kanadının yapması gerektiği gibi Adnan Polat ve yönetimini eleştiriyor. Tabii ki eleştirecek ancak bu eleştirdiği konularla ilgili çözümünün ne olacağını derinlemesine bir türlü anlatmıyor.

Mesela Galatasaray adasına takmış orası üyelerimizindir, para karşılığı bir işletmeye verilmesi yanlıştır diyerek yaranmaya çalışıyor. Galatasaray adası yıllarca sadece üyelere açıktı da ne oldu diye sormak lazım. Giden para harcamıyor, ada bakımsızlıktan ilgisizlikten dökülüyordu. Özel bir işletmeye verildi pırıl pırıl oldu. Ekstra gelir elde edildi. Adı sanı daha çok duyulmaya başlandı.

Bir de devamlı Galatasaray’ın hiçbir taşınmazını satmadan borçlarımızdan kurtulacağız diyor. Peki nasıl? Onu hiç anlatmıyor. Galatasaray’ın son 2 senedir yönetilmediğini idare edildiğini iddia ediyor. Sportif konulara ve transferlere filan girmeden; Seyrantepe sonunda sonuca varmış inşaatı sürüyor, Riva’nın izinleri alınmış, daha önceki senelerin çok daha üzerinde sponsorluk geliri yaratılmış, GS Mobile kurulmuş, banka kartları çıkarılmış, Gs Store’lar ürün yelpazesini genişletmiş satış rekorları kırmış vs… Eğer idare etmek dediği buysa benim pek hoşuma gitti böyle idare edilmek.

Son olarak da katıldığı bir televizyon programında söylediği şu lafa çok takıldım;

“Tekerlekli basketbol takımımız var. Onlar zaten basket maçından daha çok davetlerde gezdiler, bir şov unsuru olarak kullanıldılar.”

Galatasaray Tekerlekli Basketbol takımının hem yurtiçinde hem de yurtdışında üst üste kazandığı başarılardan bahsetmeme gerek yok(!) heralde. İnsanlarımızın gurur duyup bu sporcuları bir yerlere davet etmesi, alkışlaması ve ödüllendirmesi kendisini neden bu kadar rahatsız etti acaba?

Daha önce Sayın Adnan Öztürk’ün söylediklerinin arkasının hep boş olduğunu düşünüyordum, artık içlerinin de boş olduğuna karar verdim…

6. sezonda da Şampiyonlar Ligine erken veda. Yeni sezonda yeni karakterlerle görüşmek üzere.

Chelsea’nin Fildişi Sahilli forveti Didier Drogba 2009 yılının en iyi Afrikalı futbolcusu seçildi. Geçen yıl ödülün sahibi Samuel Eto’o olmuştu.

20 yaşaltı kategorisinde ise yılın futbolcusu Milan’ın yeni transferi Dominic Adiyiah seçildi. Adiyiah özellikle Gana 20 Yaş Altı Milli Takımıyla 17 maçta 16 gol atarak dikkatleri üzerine çekmişti. Yılın Afrikalı teknik adamı ise Gana 20 Yaş Altı Milli Takım hocası Sellas Tetteh oldu.

Yılın Milli Takımı Cezayir seçilirken en iyi taraftar ödülü de Güney Afrika’ya gitti.

Yılın 11′i ise şöyle;
Kaleci – Muteba Kidiaba (T.P Mazembe – Kongo)
Defans – John Pantsil (Fulham – Gana), Nadir Belhadj (Portsmouth – Cezayir), Wael Gomaa (Al-Ahly – Mısır)
Orta saha – Alexander Song (Arsenal – Kamerun), Michael Essien (Chelsea – Gana), Seydou Keita (Barcelona – Mali), Yaya Toure (Barcelona – Fildişi)
Forvet – Tresor Mputu (T.P. Mazembe – Kongo), Samuel Eto’o (Inter Milan – Kamerun), Didier Drogba (Chelsea – Fildişi)

Eyvallah formdasın, fındık fıstık gibi gol atıyorsun ama sanal alemde hiç şakam yok. Alırım kumandanı Wayne!

İspanyol basını Real Madrid’in Lyon’a elenmesinden sonra hesabı Pellegrini’ye kesmişti. Şimdi olmasa bile sezon sonunda kesin olarak gitmesi gerektiği yönünde fikir birliğine varmışlardı. Tabii işe taraftarları dahil etmemek olmazdı. Real Madrid resmi yayın organı gibi takılan Marca dün hemen bir dizi anket açtı. Anketlerden biri “önümüzdeki sezon takımı kim yönetmeli?”, diğeri ise “önümüzdeki sezon kim transfer edilmeli?”

Taraftar beklenenin aksine Pellegrini’ye sahip çıkmış. İstikrar istiyor. Şaşırdım açıkcası. Transfer olarak da oylar en çok Valencialı Silva’ya gitmiş. Öncelikle anketi açan Marca’nın gözü doysun. Kadrodaki şu adamlar takım olamadı Perez başkan 50-60 kağıt daha harcasın(!) Size Ribery gibi karaktersiz adam yakışır.

440 sayfa